Aşkın ilk evrelerinde her şey büyüleyici gelir. Karşımızdaki kişi sanki tüm eksiklerimize rağmen bizi tamamlar, sarılınca dünya daha yaşanır hale gelir. Onun ses tonu, kahkahası, yürüyüşü bile bize özel, farklı ve eşsiz gelir.
Peki bu hislerin ne kadarı gerçek, ne kadarı zihnimizin bize oynadığı bir oyun?

İşte tam bu noktada “pembe gözlük etkisi” devreye giriyor.


Pembe Gözlük Nedir?

Pembe gözlük etkisi, romantik ilişkilerin başlangıç döneminde ortaya çıkar. Birey, partnerine dair olumlu bir yanlılık geliştirir. Partnerin kusurlarını ya fark etmez ya da görmezden gelir. Kişi, partnerini olduğundan daha ideal, daha sevimli, daha mükemmel algılar. Bu durum bir savunma mekanizması gibi çalışır: ilişkiye tutunmak ve bağlılığı artırmak için gerçeklik bir süreliğine esnetilir.


Aşıkken Gerçekleri Görmek Zorlaşır mı?

Evet, çoğu zaman…
İlişkinin ilk dönemlerinde beynimiz, dopamin, oksitosin ve serotonin gibi hormonları bolca salgılar. Bu biyolojik değişimler, algılarımızı etkiler. Karşımızdaki kişiye daha çok güven duyar, onu daha az sorgular, eleştirmek yerine idealize etmeye meyilli oluruz. Bu süreçte fark edilmeyen ya da önemsenmeyen bazı davranışlar vardır. Örneğin iletişim problemleri, tutarsızlıklar ya da sınır ihlalleri başta fark edilmeyebilir. Ancak, ilişkinin ilerleyen aşamalarında bunlar daha görünür ve rahatsız edici hale gelir.


Bu Etki Neden Olur?

📌 Bağlanma İhtiyacı: İnsan zihni güvende hissettiği bağlara tutunmak ister. Pembe gözlük etkisi, bu bağın sarsılmaması için eksikleri görmezden gelir.

📌 Korkular ve Eksiklikler: Bazen geçmiş deneyimlerimiz uyanır. Örneğin terk edilme ya da değersizlik şemaları ortaya çıkar. Bu duygular, bize biri tarafından görülmek çok iyi geldiğinde tetiklenir. Bu durumda, “biri beni seviyor” inancı, kişinin görmesi gereken uyarı işaretlerinin üzerini örter.

📌 Toplumun Aşk Anlayışı: Filmlerde, dizilerde ve sosyal medyada idealize edilen “aşk” anlayışı, bizi romantik bir hayal dünyasına çeker. Gerçeklik yerini beklentiye bırakır.


Ne Zaman Gözlük Çıkmaya Başlar?

İlişkinin yaklaşık 3–12 ay arası süren balayı evresi geçtikten sonra, hormonlar dengelenir ve gerçeklik algımız yavaş yavaş geri gelir. Bu aşamada, daha önce fark etmediğimiz özellikler belirginleşir. Partnerin hataları, eksiklikleri ya da uyumsuz yönleriyle yüzleşmek hem zorlayıcı hem de ilişkiyi şekillendirici olabilir.

Bu dönem bir kırılma noktasıdır.
Gerçeklerle yüzleşen çiftler ya ilişkilerini yeniden yapılandırarak daha sağlam hale getirir ya da bu uyumsuzluklar ilişkinin sonunu getirir.


Pembe Gözlüğü Ne Zaman ve Nasıl Çıkarmalıyız?

🧠 İlişkide romantizm kadar gerçekliğe de yer açmak önemli. Partnerimizi idealize etmeden, onun güçlü yönleri kadar zorlayıcı yönlerini de görebilmek ilişkiyi daha sağlıklı hale getirir.

🧩 Aşağıdaki soruları kendine sorabilirsin:

  • Onu gerçekten olduğu haliyle mi seviyorum, yoksa değiştirme umuduyla mı?
  • İlişki içindeki sınırlarım ve ihtiyaçlarım görünür mü?
  • Onunla olduğumda kendim gibi hissediyor muyum?

Bir ilişkide gözlükleri çıkarmak, aşkı azaltmak değil, onu gerçek kılmaktır.


Kapanış

Pembe gözlük etkisi, aşık olduğumuzda zihnimizin bizi korumak için başvurduğu bir filtre gibidir. Bu filtre sayesinde aşkı romantik bir hayal gibi yaşarız. Ancak gerçek bir bağ kurmak istiyorsak, bir noktada o gözlüğü çıkarmalı ve karşımızdaki kişiyi olduğu gibi görebilmeliyiz.

Bazen aşk, gözlükleri çıkardığında başlar.


📚 Kullanılan Kaynaklar

  • Fletcher, G. J. O., & Kerr, P. S. G. (2010). Through the eyes of love: Reality and illusion in intimate relationships. Psychological Bulletin.
  • Arnett, J. J. (2012). Adolescence and Emerging Adulthood. Pearson Education.
  • Fisher, H. (2004). Why We Love: The Nature and Chemistry of Romantic Love. Henry Holt and Company.
  • Şahin, N. H., & Durak Batıgün, A. (2009). Romantik ilişkilerde bilişsel çarpıtmalar ve idealizasyon. Türk Psikoloji Yazıları.

Yorum bırakın