Pasif agresif davranışlar, çoğu zaman görünmez bir çatışma biçimi gibi işler. Kırıcı sözler söylenmez, açıkça kavga edilmez, ancak ilişkinin dinamiği bir şekilde bozulur. Bu yazıda, pasif agresif davranışların ne olduğunu, neden ortaya çıktığını ve ilişkilerde nasıl ele alınması gerektiğini psikolojik bir perspektifle inceleyeceğiz.


1. Pasif Agresif Davranış Nedir?
Pasif agresiflik, kişinin doğrudan ifade etmek yerine dolaylı yollarla öfkesini ya da hoşnutsuzluğunu yansıtmasıdır. Örneğin; küsme, unutma, geciktirme, laf sokma, alay etme, sessiz kalma gibi davranışlarla ortaya çıkar. Bir nevi “hayır” diyememenin dolambaçlı bir yoludur.

Klinik Psikolog Scott Wetzler, pasif agresif davranışı “öfkenin dolaylı ifadesi” olarak tanımlar. Bu tarz davranışlar, çatışmalardan kaçınma eğiliminde olan bireylerde daha sık görülür.


2. Neden Ortaya Çıkar?
Pasif agresif davranışların altında çoğu zaman şu dinamikler yatar:

  • Çocukluk deneyimleri: Baskıcı, cezalandırıcı ya da duyguların ifade edilmediği ailelerde büyüyen bireyler öfkelerini doğrudan ifade edemezler. Bu öfke dolaylı yoldan dışa vurulur.
  • Güçsüzlük hissi: Kendisini ilişkide güçsüz hisseden birey, karşı tarafı manipüle ederek gücünü yeniden kurmaya çalışabilir.
  • Bağlanma problemleri: Kaçıngan ya da kaygılı bağlanma stillerine sahip bireylerde pasif agresif davranışlar daha sık görülür.
  • Kontrol ihtiyacı: Duygularını açıkça ifade etmektense, karşı tarafı pasif yolla kontrol etme isteği olabilir.

3. Pasif Agresif Davranışlara Örnekler:

  • Mesajlara cevap vermeyip sonradan “unuttum” demek
  • Bilerek geç kalmak
  • Alttan alta suçlayıcı ifadeler kullanmak (“Sen hep böylesin zaten”)
  • Yapacağı bir şeyi defalarca ertelemek
  • Sosyal medyada ima içeren paylaşımlar yapmak
  • Duygularını doğrudan ifade etmek yerine, sarkastik ya da alaycı konuşmak

4. Bu Davranışlarla Nasıl Başa Çıkılır?

a) Fark etmek: Öncelikle bu davranış biçimlerinin farkına varmak çok önemlidir. “Bana neden böyle hissettirdi?” sorusu yerine, “Bu davranış bana ne anlatıyor?” sorusunu sormak iyileştiricidir.

b) Sınır koymak: İletişimi manipülatif şekilde yöneten bireylere karşı sağlıklı sınırlar çizmek gerekir. “Beni yok sayman beni değersiz hissettiriyor. Duygularını açıkça ifade etmeni isterim” gibi net ve şefkatli ifadeler kullanılabilir.

c) Açık iletişimi teşvik etmek: Güvenli bir iletişim alanı yaratmak, kişinin doğrudan duygularını paylaşmasını kolaylaştırır.

d) Profesyonel destek: Bu davranış biçimi sürekli tekrar ediyorsa, bireysel ya da çift terapisi ilişkideki örüntüleri keşfetmek için faydalı olabilir.


5. Bu Davranışların Ardındaki Motivasyon Nedir?

Pasif agresiflik çoğu zaman bir savunmadır. Özellikle çatışmadan kaçınan ya da duygularını ifade etmekten korkan kişiler, öfke ya da kırgınlıklarını bastırmak yerine pasif yolla dışa vururlar. Bu davranış, hem kendilerini hem de karşı tarafı koruduklarını düşündükleri bir “güvenli yol” gibi görünür. Ancak uzun vadede ilişkide güveni, samimiyeti ve duygusal bağları zedeler.


Kaynaklar:

  • Wetzler, S. (1992). Living with the Passive-Aggressive Man.
  • Long, C. (2020). Passive Aggression in Relationships: Signs and Solutions. Psychology Today.
  • American Psychological Association (APA) – apa.org
  • Gottman, J. & Silver, N. (1999). The Seven Principles for Making Marriage Work.

Profesyonel destek için iletişime geçebilirsiniz.

“Değişim, dönüşüm, gelişim. Acı-tatlı bu serüvende yanınızdayım”

Yorum bırakın