Suçluluk ve utanç duygusunu tanımlamak zordur. Çünkü bu iki duygunun aynı durumda ya da benzer durumlarda birlikte ortaya çıkması olasıdır. Utanç duygusu kişinin benliği ile ilgiliyken suçluluk duygusu belirli bir olay ile ilgili olarak ortaya çıkar. Genel olarak utancın benlik odaklı, suçluluğun davranış odaklı olduğu yargısı hakimdir. Utanç, bireyin kendisi için benimsemiş olduğu ideal olan veya başkalarının beklentilerine göre kendisinde algıladığı eksikliklerden kaynaklanır. Suçluluk ise önceden öngörülmüş ya da içselleştirilmiş standartlarda ihlallerin olmasıyla ortaya çıkar. Suçluluk duygusunun ortaya çıkmasında kişi yaptığı davranışın sorumluluğunu alır.
Suçluluk ve Utanç Duygusunun Benzeyen Özellikleri
Utanç ve suçluluk duygusunun çok fazla ortak özelliği bulunur. İki duyguda bireyin kendini değerlendirme ve farkındalığın bulunduğunu gösteren öz-bilinçli duygulardır. Bireyde ihlallerin ve başarısızlık algısının ortaya çıkardığı olumsuz benlik değerlendirmesini içerir. Genel olarak suçluluk ve utanç duygusu sıklıkla birlikte gözükür ve ahlaki duygular sınıfı içinde yer alır.
Utanç ve suçluluk duyguların varlığı bireyin davranışlarını düzenlemesinde, ahlaki davranışları geliştirmesinde ve ahlaki ihlallerin ortaya çıkmamasında rol oynar. Utanç ve suçluluk duygusunun ortaya çıkmasında bireyin benliğine başvurması ve kendine içsel yükleme yapması gerekir. Bu iki duygu genel olarak kişisel ihlallere veya başarısızlıklara bir tepki olarak ortaya çıkar. Suçluluk ve utanca yol açan durumlar oldukça benzerdir. Örneğin; aldatma, yalan söyleme, çalma, anne-babaya itaatsizlik, birine yardım etmeyi başaramama gibi durumlarda ortaya çıkabilir. Ahlaki ihlallerin bu duyguları eşit olarak ortaya çıkarması olasıdır. Utanç ve suçluluk duygusu genellikle kişilerarası durumlarda ortaya çıkar.
Suçluluk ve Utanç Duygusunun Farklılaşan Özellikleri
Utanç ve suçluluk duygusunun benzeşen özellikleri olmasına rağmen, aralarındaki farklar vardır. Bu farklar ihlal veya başarısızlığın türü, benlik ve davranış ayrımı, davranış eğilimin türü gibi kriterlere dayanır.
Başarısızlık ve ihlal türü; kamusal veya özel nitelikler taşır. Araştırmalar utanç ve suçluluk duygusunun hem kamusal hem de özel olarak yaşanabileceğini gösterir. Fakat kişinin hatasının kamuya yansıması suçluluktan ziyade utanç duygusunu ortaya çıkardığı gözlenmiştir. Genellikle utanç, kamusal bir ihlal ya da başarısızlık sonucunda ortaya çıkarken suçluluk, özel ihlal ya da başarısızlık sonucunda ortaya çıkar. Yani yapılmaması gereken bir şeyi yapmak utanca yol açarken, yapılması gereken bir şeyi yapmamış olmak suçluluğa yol açar. Örneğin; bir sınavda kopya çekmek utanca yol açarken sınava çalışmadan girmek suçluluğa yol açar. Ancak bu örnekte sınavda kopya çekmek gibi bir yasak ihlali suçluluğu da ortaya çıkarabilirken sınava çalışmadan girmek gibi bir kural ihlalinin olması da utanç duygusunu ortaya çıkarabilir. Sonuç olarak hem yasak hem de kural ihlalinin olduğu durumlarda utanç ve suçluluğun birlikte ortaya çıkması olasıdır.
Başkalarının hislerini incitme, diğerlerinin beklentilerini karşılayamama, zayıf performans, uygun davranışı gösterememe gibi durumlarda utanç duygusunun ortaya çıktığı görülmektedir. Suçluluk duygusu ise yalan söyleme, görevde başarılı olamama, sevilen birini ihmal etme, aldatma, diyeti bırakma gibi durumlarda ortaya çıktığı görülür. Çocuk ve yetişkinler üzerinde yapılan araştırmalar başarısızlık yaşandığında suçluluk ortaya çıktığını göstermektedir. İş yeri, spor veya okul ortamlarında sosyal gelenekleri ihlal etme davranışları da aynı etkiyi yaratır.
Benlik ve davranış ayrımı kriterine göre; utanç duygusu doğrudan benliğin değerlendirilmesi ile ilgilidir. Suçluluk ise olumsuz benlik değerlendirmesinin bir sonucudur. Suçluluk daha çok yapılan ya da yapılmayan davranış üzerine odaklanır. Suçluluk duygusunu yaşayan biri kendi benliğinden ziyade diğerleri üzerinde davranışının etkisine odaklanır. Yani kişi bir başarısızlığı “Ben yetersiz ve kötü bir kişiyim” olarak benlik değerlendirmesi yaparsa utanç duygusu ortaya çıkarken “Kötü bir şey yaptım” gibi davranışları ile sınırlandırırsa suçluluk duygusu ortaya çıkar. Sonuç olarak kişi yaşadığı başarısızlığı kalıcı, değiştirilemez, kontrol edilemez bir benliği sorumlu görüyorsa utanç; kararsız, değişebilir, kontrol edilebilir bir benliği sorumlu olarak görüyorsa suçluluk duygusu ortaya çıkar.
Davranış eğilimi türüne göre; suçluluk duygusu özür dileme, düzeltme gibi telafi edici davranışlara yol açarken utanç duygusu düşmanlık ve kendini savunucu davranışlar, kendini geri çekme ve kaçma gibi davranışlara yol açar. Suçlu olduğunu düşünen kişilerde hatayı düzeltme, durumu telafi edecek davranışlar gösterme eğiliminde olurlar. Ancak bu davranışların görülmesi için kişinin bilinçli bir şekilde sorumluluklarını kabul etmesi gereklidir. Suçluluk duygusu her zaman telafi edici değildir, bazen kişinin kendini cezalandırmasına da yol açabilir.
Kısaca
Utanç duygusu kişinin benliği ile ilgiliyken suçluluk duygusu belirli bir olay ile ilgili olarak ortaya çıkar. Genel olarak utancın benlik odaklı, suçluluğun davranış odaklı olduğu yargısı hakimdir. Utanç, bireyin kendisi için benimsemiş olduğu ideal olan veya başkalarının beklentilerine göre kendisinde algıladığı eksikliklerden kaynaklanır. Suçluluk ise önceden öngörülmüş ya da içselleştirilmiş standartlarda ihlallerin olmasıyla ortaya çıkar. Suçluluk duygusunun ortaya çıkmasında kişi yaptığı davranışın sorumluluğunu alır. Utanç ve suçluluk duygusunun benzeşen özellikleri olmasına rağmen ihlal veya başarısızlığın türü, benlik ve davranış ayrımı, davranış eğilimin türü gibi kriterler ile ayrışmaktadır.




Yorum bırakın