Duygu düzenleme becerilerimiz doğuştan gelmez. Yaşamın erken dönemlerinde duygu düzenleme becerilerini kazanmaya başlarız. Duygu düzenleme becerilerimiz gelişimsel olarak farklılıklar gösterir. Yapılan araştırmalar duygu düzenleme kapasitesinin ve becerilerinin yaşam boyu değişim ve gelişim gösterdiğini bulmuştur.
Hayatımızın ilk üç aylık zaman diliminde duygu düzenlememiz refleksler ve basit davranışlardan oluşur. Bebekler, stres veren ya da üzücü bir durumla karşılaştıklarında parmaklarını emme refleksini kullanarak kendilerini rahatlatabilir veya çevrelerinde başka bir yere odaklanarak duygularını düzenleyebilir. Bebekler büyüdükçe farklı durumların varlığını fark ederler. Bebekler geliştikçe duygularının kendi hareketlerinden ve başkalarının davranışlarından etkilendiğini öğrenmeye başlarlar.
Bir yaş civarında bebekler duygularını bakım verenlerine daha net şekilde ifade etmeye başlarlar. Bebeklikten okul öncesi döneme doğru anlama, kavrama, algılama gibi yetenekleri önemli ölçüde arttığından duygu düzenleme becerileri daha fazla gelişir.
Çocukluk döneminde duygusal problemlerin nedenleri anlaşılmaya başlanır. Böylece çocuklar karmaşık duygu düzenleme becerilerini kullanmaya başlarlar. Örneğin bebeklik döneminde duygularını parmağını emerek düzenlerken çocukluk döneminde kulaklarını elleriyle kapatarak veya gözlerini yumarak rahatsız eden duygusal olay kontrol edilebilmeye başlanır. Çocuklar kaygıdan kendilerini uzaklaştırabilmek için oyunlarında kendileriyle ya da hayali arkadaşlarıyla konuşabilirler. Kendilerini üzen, kaygı veren durumdan uzaklaştırmak için oyunlarında değişiklikler yapabilirler. Örneğin onu öfkelendiren veya üzen akranıyla oynamak yerine kendi başına ya da bakım vereni ile oyun oynayarak hedef değiştirebilirler. Çocukluktan ergenliğe ilerledikçe olgunlaşmayla birlikte duygu düzenleme becerilerinin arttığı görülür.
Ergenlik döneminde bilişsel beceriler ve yetkinliklerde artışla birlikte kimlik ve benlik sorgulaması, sosyal ilişkilerde (romantik ilişkiler ve akran ilişkileri) çeşitliliğin fazla olması duygusal kararsızlığa yol açmaktadır. Ergenlik döneminde duyguları fark etme ve anlama çocukluk dönemine göre daha fazla gelişmiştir. Bu yüzden ergenlik döneminde duygusal esneklik daha fazladır. Ergenlik döneminde beyinde duygusal tepkilerden sorumlu olan amigdala aktivasyonu fazla olduğundan ergenler duygularını daha yoğun yaşarlar.
13-15 yaş aralığındaki ergenlerde, sosyal destek arama, üzüntü ve kaygı duygularını etkili bir şekilde düzenleme gibi olumlu duygu düzenleme stratejilerini daha az kullanırken öfkeyi sürdürme, olumsuz düşünceleri sürekli tekrarlama, üzüntüyü bastırma gibi olumsuz duygu düzenleme stratejilerini daha fazla kullandıkları gözlemlenmiştir.
Yetişkinlik döneminde duygu düzenleme stratejileri kullanımı ergenlik ve çocukluk dönemine göre daha fazla aktif kullanılmakta ve çeşitlenmektedir. Yetişkinlik döneminde, fiziksel ve sosyal ortamdaki değişiklikler ve hayat deneyimin artmasıyla birlikte duygu düzenleme stratejilerini çeşitlendirir. Fiziksel, sosyal ve bilişsel kayıplarına rağmen yaşlı yetişkinlik döneminde işlevsel yani olumlu duygu düzenleme stratejilerini daha fazla kullanmaktadırlar.
Yapılan araştırmalar, olumlu ya da olumsuz duygu yaşama sıklığı incelendiğinde yaşlı yetişkinlerin daha fazla olumlu duygu yaşadığını, ergenlerin ise yetişkinlere göre daha fazla olumsuz duygular yaşadığını göstermektedir.
Yaşlılık döneminde aile ve yakın arkadaşlarla doyurucu, anlamlı ve olumlu duygusal etkileşimi artırarak olumsuz sosyal etkileşimden kaçınmaktadırlar. Yaşlılık döneminde yeni kişiler tanımayı tercih etmek yerine yakın çevresindeki kişilerle yani eşi, kardeşi, çocuğu, yakın arkadaşları gibi kişilerle daha fazla zaman geçirirler. Yapılan çalışmalar, yaşlıların olumsuz duygularda yeniden değerlendirme stratejisi yerine dikkat dağıtma stratejisini tercih ettiklerini ve kullandıkları bu stratejilerin yaşlıların iyilik hali ile ilişkili olduğunu göstermiştir.
ÖZETLE
Duygu düzenleme becerilerimiz doğuştan gelmez. Yaşamın erken dönemlerinde duygu düzenleme becerilerini kazanmaya başlarız. Duygu düzenleme becerilerimiz gelişimsel olarak farklılıklar gösterir. Duygu düzenleme kapasitesinin ve becerilerinin yaşam boyu değişim ve gelişim gösterdiği görülür. Olumlu ya da olumsuz duygu yaşama sıklığı incelendiğinde yaşlı yetişkinlerin daha fazla olumlu duygu yaşadığını, ergenlerin ise yetişkinlere göre daha fazla olumsuz duygular yaşadığı görülür.




Yorum bırakın