Sinir sisteminin temel yapısına sinir hücresi ya da nöron denir. Ayna nöronlar, başkaları tarafından yapılan eylemleri anlamamızı sağlar. Karşımızdakinin davranışlarını, ayna nöronlar sayesinde karşımızdaki kadar bizde deneyimlemiş oluruz. Ayna nöronlar, sinir bilimin son dönemlerindeki en önemli keşiflerden biridir. Ayna nöronlar, bir eylem gerçekleştirildiğinde ya da eylemi gerçekleştiren biri izlendiğinde ayırt edici özellik gösteren bir nöron sınıfını temsil eder.
“Zihin okuyan hücreler” olarak anılan ayna nöronların çeşitli özellikleri vardır. Ayna nöronların; gerçekleştirilen eylemi öğrenme, eylemi anlama, empati, taklit etme, kolaylaştırma, duygu tanıma, zihin okuma, niyet okuma, dil edinimi, jest ve mimikler ile iletişim kurma, konuşma algısı ve üretimi, gibi birçok fonksiyonu bulunmaktadır. Biz bu yazımızda ayna nöronların empatinin oluşmasındaki işlevi üzerinde duracağız.
Ayna nöronlar, bireylerin zihinsel ve duygusal olarak birbirine bağlayan ve etkileşimin devam etmesini sağlayan hücrelerdir. Ayna nöronlar yardımıyla bebeklik döneminden bu yana önce annemizle sonra çevremizle uyum sağlayabilmişizdir. Ayna nöronlar; başkalarının yaptıklarını anlama, uyma, taklit etme ve sosyal öğrenme için gereklidir. Ayna nöronlar aktive olduğunda; empati, düşünme, konuşma, tecrübe etme ve hissetme gibi birbiriyle ilişkili eylemler ortaya çıkar. Ayna nöronlar sayesinde kişi sadece kendi davranışlarını değil, başkalarının davranışlarını da kaydeder. Hatta ayna nöronların yardımıyla başkalarının niyetini sezebilir ve buna uygun davranış geliştirebiliriz. Ayna nöronlar kendimizde bilinçli bir farkındalık oluşturmamızı sağlarlar.
Ayna nöronlara “Taklitçi nöronlar” diyebiliriz. Örneğin çevremizdeki biri güldüğünde bizim de gülmeye başlamamız, biri esnediğinde diğerinin de esnemesi gibi durumlar ayna nöronların aktive olmasının sonucudur. Araştırmalar gösteriyor ki tiksindirici kokuyu deneyimleyen ya da kokudan tiksinen birinin videosu izletilen bireylerin beyinlerinde de benzer bölgelerin aktive olduğu görülmüştür. Kişi rahatsız eden tiksindirici kokuyu kendi deneyimlemeden sadece videoda izleyerek deneyimleyebilmiştir.
Benzer bir çalışma anne ve bebek arasındaki ilişki içinde bulunmuştur. Çalışmalar gösteriyor ki anneler ağlayan bebek sesi duyduklarında kendilerini üzgün hissetmişlerdir. Ayna nöronların bu özelliği bireylerde empatinin gelişmesine temel oluşturur.
Empatik eylem modeline göre bir başkasının yaşantısını görmek veya duymak, o yaşantıya karşı kendimizde temsiller oluşturduğumuzu söyler. Paylaşılan hisler sonucunda gerçek duygusal ve fizyolojik yaşantılar üretilmektedir. Çevremizdeki insanlarla kurduğumuz yakınlık empati kurma düzeyimizi etkilemektedir. Bu modele göre kişi ile kurulmuş duygusal yakınlık fazla ise kişinin kendi hislerine yönelik iç görü kazanması daha yüksektir. Ayna nöronlar çevremizi anlamamız, uyum sağlamamız, sosyal beceriler kazanmamız ve yakın ilişkiler kurmamızı sağladığından empatinin oluşumunda rolü büyüktür.
Kısaca
Ayna nöronlar, bireylerin zihinsel ve duygusal olarak birbirine bağlayan ve etkileşimin devam etmesini sağlayan hücrelerdir. Ayna nöronların yardımıyla başkalarının niyetini sezebilir ve buna uygun davranış geliştirebiliriz. Ayna nöronlar kendimizde bilinçli bir farkındalık oluşturmamızı sağlarlar. Empatik eylem modeline göre bir başkasının yaşantısını görmek veya duymak, o yaşantıya karşı kendimizde temsiller oluşturmamızı sağlar. Ayna nöronlar çevremizi anlamamız, uyum sağlamamız, sosyal beceriler kazanmamız ve yakın ilişkiler kurmamızı sağladığından empatinin oluşumunda rolü büyüktür.




Yorum bırakın